Şema Terapi: Nedir, Kimler İçin Uygundur, Nasıl Yapılır?

Şema terapisi [schema therapy], bir başka ifadeyle şema odaklı terapi [schema-focused therapy] her şeyden evvel bir psikoterapi (psychotherapy) modelidir.

Şema terapisi, klinik anlamda kişinin sağlıksız davranışlarda bulunmasına ya da yetişkin ilişkilerini sürdürmekte zorlanmasına yol açabilen uyum bozucu düşünme örüntülerini tanımlamak için kullanılan şema [schema] kavramını hedef alan bir terapi türüdür.

Şemaların, özellikle duygusal ve fiziksel gereksinimleri karşılanmamış çocuklarda geliştiği düşünülür; bunun yanı sıra aşırı ölçüde şımartılan ya da ebeveynleri tarafından uygun sınırlar konulmayan çocuklarda da ortaya çıkabilirler. Yetişkinlikte bu şemaların bireyin düşüncelerini ve davranışlarını olumsuz yönde etkilediği; kaçınma, aşırı telafi ya da kendini aşırı derecede feda etme gibi davranışlara yol açtığı kabul edilir. Bu davranışlar da ilişkileri ve duygusal iyi oluşu olumsuz biçimde etkileyebilir.

Şema terapinin amacı, bireyin kendi davranışlarını fark etmesine, bu davranışların altında yatan nedenleri anlamasına ve düşünce ile davranışlarını değiştirerek ilişki güçlükleri ya da duygularla daha sağlıklı ve işlevsel biçimde başa çıkabilmesine yardımcı olmaktır. Şema terapisi, bilişsel davranışçı terapi (BDT), psikanaliz, Gestalt terapi ve benzeri yaklaşımların öğelerini bir araya getirir.

Görece yeni bir terapi yaklaşımı olmasına rağmen, bugüne kadar yapılan küçük ölçekli çalışmalar şema terapinin özellikle kişilik bozukluğu olan bireylerde etkili olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte literatür hâlâ sınırlı olduğu için bazı araştırmacılar, şema terapinin etkililiğini ve hangi koşullarda daha fazla ya da daha az etkili olduğunu belirlemek amacıyla -özellikle randomize kontrollü çalışmaların kullanıldığı- daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır.

Şema Terapisi Ne Zaman Kullanılır?

Şema terapisi başlangıçta kişilik bozukluklarını tedavi etmek amacıyla geliştirilmiş olup özellikle borderline kişilik bozukluğunun (BKB) tedavisinde sıkça kullanılmaktadır. Örneğin bir randomize kontrollü çalışmada, şema terapisi uygulanan borderline kişilik bozukluğu tanılı bireylerin, olağan tedavilerine devam eden bireylere kıyasla iyileşme sürecine girme (yani artık BKB tanı ölçütlerini karşılamama) olasılıklarının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Şema terapisi ayrıca yeme bozuklukları, anksiyete, depresyon ve diğer ruh sağlığı sorunlarının tedavisinde de kullanılmaktadır; özellikle diğer tedavi biçimlerine yeterli yanıt vermeyen durumlarda tercih edilmektedir.

Günümüzde şema terapisi esas olarak yetişkinlerle uygulanmakla birlikte, çocuklarda ve ergenlerde kullanım potansiyelini araştıran çalışmalar da bulunmaktadır.

Şema Terapisinde Neler Beklenir?

Şema terapisi genellikle uzun süreli bir terapi biçimidir (yani belirli sayıda seansla sınırlı olmaktan ziyade aylar ya da yıllar boyunca devam edebilir). Zaman içinde terapist, danışanın şemalarını tanımlamasına, bu şemalara nasıl tepki verdiğini -“başa çıkma stilleri” [coping styles] olarak adlandırılan tepkileri- fark etmesine ve gereksinimlerini sağlıklı ve uyumlu yollarla karşılayabilmek için neleri farklı yapabileceğini öğrenmesine yardımcı olmayı amaçlar.

Şema terapisi üzerine çalışan araştırmacılar çok sayıda farklı şema tanımlamış olmakla birlikte, bunların çoğunun beş temel kategori altında toplandığını ileri sürmektedir:

  1. Kopukluk ve reddedilme (Disconnection and rejection): Başkalarının duygusal destek için güvenilemez olduğuna inanmak ya da kişinin kendisini toplumdaki diğer insanlardan yalıtılmış hissetmesi gibi inançları içerir.
  2. Zedelenmiş özerklik ve performans (Impaired autonomy and performance): Kendisinin başarısızlığa mahkûm olduğuna inanmak ya da günlük yaşamın sorumluluklarını tek başına yerine getiremeyeceğini düşünmek gibi inançlarla karakterizedir.
  3. Zedelenmiş sınırlar (Impaired limits): Kendisinin üstün olduğuna ve ayrıcalıklı bir muamele görmesi gerektiğine inanmak gibi örüntüleri kapsar.
  4. Başkalarına yönelimlilik (Other-directedness): Başkalarının gereksinimlerinin her zaman kendi gereksinimlerinden önce gelmesi gerektiğine ya da çoğu durumda kontrolün başkalarına bırakılması gerektiğine inanmakla ilişkilidir.
  5. Aşırı tetikte olma ve ketlenme (Overvigilance and inhibition): Duygularını ifade etmenin olumsuz sonuçlara yol açacağına inanmak ya da yaşamın olumsuz yönlerinin her zaman olumlu yönlerden daha baskın olduğunu düşünmek gibi inançları içerir.

Bu şemalara yanıt olarak ortaya çıktığı düşünülen sağlıksız başa çıkma stilleri şunlardır:

  • Teslim olma (Surrender): Bu başa çıkma stiline sahip kişi şemaya boyun eğer ya da onu gerçekmiş gibi kabul eder ve bunun sonucunda kendine zarar verici biçimlerde davranabilir. Örneğin, kötü muameleyi hak ettiğini söyleyen bir şemaya sahip olan biri istismara katlanabilir ya da adaletsiz davranıldığında itiraz etmeyebilir.
  • Kaçınma (Avoidance): Bu başa çıkma stilinde kişi şemayı tetikleyebilecek durumlardan uzak durmak için yoğun çaba gösterir. Bunu yapmak için madde kullanımı gibi dikkat dağıtıcı davranışlara yönelebilir ya da şemayı harekete geçirebilecek ilişki ve durumlardan kaçınabilir. Bunun sonucunda başkalarına yakınlaşmakta ya da kişisel gelişim yaşamakta zorlanabilir.
  • Aşırı telafi (Overcompensation): Bu başa çıkma stilinde kişi şemaya bilinçli olarak onun tam tersi yönde davranarak “karşı koymaya” çalışır. Bir şemayı sorgulamak kimi zaman sağlıklı ve terapötik sürecin bir parçası olabilir; ancak aşırı telafi başa çıkma stili çoğu zaman olumsuz sonuçlara yol açar. Örneğin değersiz olduğu yönündeki bir şemayı telafi etmeye çalışan bir kişi aşırı derecede başarılı olmaya çalışabilir; bu da tükenmişliğe, doyumsuzluğa ya da ilişkilerde zorlanmaya neden olabilir.

Başa çıkma stilleri zaman içinde değişebilir. Buna karşılık altta yatan şema genellikle aynı kalma eğilimindedir. Aynı şemaya karşı bir kişinin birden fazla başa çıkma stilini sergilemesi de mümkündür.

Şemalar ve başa çıkma stilleri belirlendikten sonra, terapist büyük olasılıkla şemaların kendisini değiştirmek ve/veya sağlıksız başa çıkma stillerini uyumlu davranışlarla değiştirmek için çeşitli teknikler kullanacaktır. Bu süreç bilişsel, duygusal ve davranışsal müdahalelerin birlikte kullanılmasını içerir.

Örneğin bilişsel yaklaşımlarda danışandan, söz konusu şemayı destekleyen ve çürüten kanıtları incelemesi ve şemanın doğruluğunu doğrudan sorgulaması istenebilir. Davranışsal teknikler ise şemayı tetikleyen yaygın durumların rol oynama yoluyla çalışılmasını ve uyumsuz başa çıkma stiline başvurmak yerine uyumlu bir tepkinin uygulanmasını içerebilir.

Şema terapi sürecinde danışanlardan seanslar arasında ev ödevleri yapmaları istenebilir. Bu ödevler; şemalara meydan okuyan bilgi kartlarını gözden geçirmeyi ya da şemaları tetikleyen yaşantıların kaydedildiği bir kayıt tutmayı (çoğu zaman “şema günlüğü” olarak adlandırılır) içerebilir. Bu kayıtlar seans içinde birlikte ele alınarak danışanın ilerlemesini izlemesine ve farklı davranışsal tepkiler gerektiren durumları fark etmesine yardımcı olur.

Bazı durumlarda danışanın partneri, aile üyeleri ya da yakın ilişkide olduğu kişiler de bir şema terapi seansına davet edilebilir; böylece danışanın şemalarının ilişkilerini nasıl etkilediğini daha iyi anlaması sağlanır.

Şema Terapisi Nasıl Çalışır?

Şema terapisi, psikolog Jeffrey Young tarafından 1980’lerden 1990’lara uzanan süreçte geliştirilmiştir ve bu yönüyle görece yeni bir terapi yaklaşımıdır. Young, çocukluk döneminde oluşan uyum bozucu düşünce örüntülerinin yetişkinlikte sağlıklı işlevselliği engelleyebileceğini; bunun özellikle kişilik bozukluğu, ağır depresyon ya da anksiyete ve diğer ruh sağlığı sorunları yaşayan bireylerde belirgin olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca bu düşünce örüntülerinin doğrudan hedef alınmasının, söz konusu kişilerin süreğen olumsuz duygularla başa çıkmalarına, dünyayla daha uyumlu yollarla ilişki kurmayı öğrenmelerine ve işlevsel olmayan şemalar nedeniyle zarar görmüş olabilecek ilişkilerini güçlendirmelerine ya da yeniden inşa etmelerine yardımcı olacağını savunmuştur.

Şema terapisi, danışanın kendisini rahat ve duygusal olarak güvende hissedebildiği güçlü bir terapötik ilişkiye dayanır. Bu yaklaşımda empatik yüzleştirme [empathic confrontation] merkezi bir öneme sahiptir. Terapist, danışanın ne kadar uyum bozucu olursa olsun şemalarına ve davranışlarına empati ve anlayışla karşılık verir; aynı zamanda danışanı değişim gereksinimini görmeye teşvik eder ve bunu gerçekleştirebilmesi için gerekli araçları sunar.

Şema terapistleri ayrıca “sınırlı yeniden ebeveynlik” (limited reparenting) olarak adlandırılan bir müdahaleyi de kullanırlar. Bu yaklaşımda terapist, danışanın çocukluk döneminde karşılanmamış bazı duygusal gereksinimlerine terapötik çerçeve içinde yanıt vermeye çalışır. Örneğin bakımverenlerinden nadiren duygusal destek almış bir danışan, terapistin koşulsuz şefkat ve onay sunmasından yarar görebilir; ihmal ya da terk edilme yaşamış bir danışan ise tutarlılık ve süreklilik sunan bir terapötik ilişkiyle desteklenebilir.

Her ne kadar “yeniden ebeveynlik” ifadesi terapistin ebeveyn rolünü üstleneceğini düşündürse de, yetkin bir şema terapisti bunu her zaman “sınırlı”, yani etik ilkelere bağlı kalarak ve terapötik sınırları koruyarak gerçekleştirir.

Bir Şema Terapistinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Şema terapisi, terapist-danışan ilişkisine güçlü bir vurgu yaptığı için danışanların kendilerini rahat hissettikleri, gereksinimlerine ve davranışlarına karşı anlayışlı ve empatik olan bir terapist aramaları önemlidir. Diğer terapi türlerinde olduğu gibi, terapist tarafından yargılandığını hissetmek ilişkinin uygun bir eşleşme olmadığına işaret eden önemli bir uyarı işaretidir.

Danışanlar ayrıca şema terapi alanında özel sertifikasyon programlarını tamamlamış klinisyenleri tercih etmek isteyebilirler. Bu sertifikaların bir kısmı Uluslararası Şema Terapi Derneği (International Society of Schema Therapy – ISST) ve onunla bağlantılı kuruluşlar tarafından verilmektedir. ISST onaylı bir şema terapisti olabilmek için klinisyenin en az yüksek lisans derecesine sahip olması ve süpervizyon eşliğinde yürütülen seansları da içeren belirli sayıda eğitim saatini tamamlaması gerekir.

Referanslar

Taylor, C., Bee, P., & Haddock, G. (2017). Does schema therapy change schemas and symptoms? A systematic review across mental health disorders. Psychology and psychotherapy90(3), 456–479. https://doi.org/10.1111/papt.12112

Bamelis, L., Evers, S., Spinhoven, P., & Arntz, A. (2014). Results of a Multicenter Randomized Controlled Trial of the Clinical Effectiveness of Schema Therapy for Personality Disorders. The American Journal of Psychiatry171(3), 305–322. https://doi.org/10.1176/appi.ajp.2013.12040518

International Society of Schema Therapy (ISST); https://schematherapysociety.org/

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir